4 Ekim 2014 Cumartesi

Demir Dikeni Nedir ?


Demir dikeni

Demir dikeni bitkisi alternatif tıp dünyasının önemli bir kalemidir. Bu bitki tek yıllık bir bitkidir. Aynı zamanda çoğu cinsel iktidarsızlık sorunlarının tedavi sürecinde kullanılacaktır. Bitki türleri içinde en etkin cinsel çözüm bitkisidir. Bu bitki ile kaynağının ne olduğu çözülemeyen çoğu sorun ortadan kaldırılıyor. Bu bitki içinde bulunan maddeler yardımı ile cinselliğe dair tüm sorunların çözümü gerçekleşecektir. Demir dikeni bitkisi incelendiği zaman olumlu birçok sonucunun olduğu ortaya konmuştur. Bu bitki uzun yıllardır birçok alanda kullanılıyor. Özellikle Afrika, Asya ve Amerika kıtalarında bulunan bu bitki, çoğunlukla tropikal bitkiler arasında bulunuyor. Aynı zamanda bu bitki ilaç yapımının yanı sıra diğer bazı sanayi alanlarında da kullanılıyor. Bu bitkinin klinik araştırmaları sonucunda incelenmesi, cinselliğin yanı sıra birçok hastalığın tedavisi içinde uygun olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bitkinin çok alanda kullanıldığını söylemek gerekir. Ancak konu olarak alternatif tıbbın alanını oluşturmaktadır.


Demir dikeni cinsellikle ilgili birçok sorunu ortadan kaldırır. Bunların yanı sıra tansiyon, şeker, böbrek rahatsızlıkları, idrar söktürülemem sorunları gibi birçok soruna faydalı etki yaratmaktadır. Demir dikeni bitkisi çoğu erkek üzerinde önemli cinsel sorunların çözümü için kullanılıyor. Bu cinsel sorunlar arasında sertleşme, isteksizlik ve sperm azlığı gibi sorunlar bulunuyor. Erkeklik hormonu olan testosteron hormonunun LH seviyesinin yükseltilmesinde etkili bir bitkidir. Bu seviyenin önemi ise erkeklik özelliklerinin tümümün bu seviye sayesinde olmasıdır. Testosteron hormonuna önemli katkıları olan demir dikeni bitkisi sayesinde erkeklerin kıllanma, sperm sayısı, kas gelişimi gibi birçok fiziksel gelişimine de yardımcı olunmaktadır. Demir dikeni bitkisi kadınların erkekler kadar cinsel yaşamlarında istekli olmamaları konusuna da yardımcı oluyor. Bu bitki sayesinde kadınlar cinsel yaşamlarında mutlu birliktelikler yakalıyorlar. Kadınlarda kuruluk ve diğer birçok cinsel sorunun çözümü bu bitki sayesinde gerçekleşiyor. Bitkinin faydaları arasında kadınların yumurtalıklarında meydana gelen birçok sorunun çözümü de bulunuyor.

Demir dikeni faydaları

Demir dikeni bitkisinin faydaları sadece cinsel alanda değildir. Bu bitkinin kullanım alanı oldukça yaygındır. Demir dikeni kullananlar üzerinde etkileri araştırıldığında, yüksek tansiyon hastalarının tansiyon seviyelerinin normal seyrine getirildiği ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra böbreklerde meydana gelen çoğu hastalık için bu bitki çözüm olmuştur. Demir dikeni faydaları arasında yer alan cinsel sorunlar kadınların oldukça fazla sıkıntı ettiği bir alandır. Erkekler kadar önemli cinsel sorunlara sahip olan kadınlar, isteksizlik gibi sorunlarının çözümünde bu bitkiyi kullanmaktadır. Bu bitkiyi kullanmak için niyet alan kişilerin mutlaka kapsülleri kullanmaları gerekir. Çünkü direk etki eden kapsüller sayesinde sorunun kaynağı hemen halledilmektedir. Demir dikeni bitkisi sayesinde çoğu sporcu da vücut gelişimlerini tamamlamaktadırlar. Bu bitkinin kaslara yaptığı etki göz önünde bulundurulursa ortaya harika sonuçlar çıkacaktır. çünkü demir dikeni bitkisi ile çoğu sporcu kaslarında daha iyi ilerleme kaydetmektedirler.

1 Temmuz 2014 Salı

ONLİNE FİLM SİTELERİ



Online film siteleri, hızlı ve tek parça film izlemek isteyenlerin yeni film site adresidir ve aradığınız her filmi bulabilme garantisi verilmektedir. Eski veya yeni hiç fark etmez, zamanında izleyemediğiniz ama aklınızda kalan bütün filmler, online film izle sitelerinde mevcut ve sizin izlemenizi bekliyor. Evde sinema keyfini yaşamak da diyebileceğimiz bu hizmeti bizlere sunan film siteleri ile bu ayrıcalığı yaşamak bizlerin de hakkıdır.

Dünyada her yıl onlarca film çekilmekte ve biz bunların belki de sadece bir kaçını izleyebilmekteyiz. Görmek istediğimiz daha o kadar çok film var ki, bunların hepsine yetişmemiz ne zaman olarak ne de maddi açıdan mümkün değildir. İşte tam bu sırada film siteleri imdadımıza yetişmekte ve istediğimiz tüm filmleri, hatta vizyona yeni girmiş en yeni olanları bile izleme şansı vermektedir, online film izle yazarak bu film sitelerine ulaşmanız çok kolay.

Dünya da sinemaya 7. sanat denmektedir ve gerçek anlamda sanat filmlerinin çekildiğini hepimiz biliyoruz. Yüksek bütçelerle çekilen bu filmlerin gişeleri de iyi olmakta ve izlemek için can atmaktayız ama sinema biletlerine uygulanan zamlar el yakmakta ve tabii ki caydırıcı olmaktadır. Bu yüzden online film izle siteleri ile film izlemek ayrıcalıktır diyoruz ya.

ONLİNE FİLM İZLEMEK



İnternetin bizlere sunduğu en son yenili sinemada izlemeye alışık olduğumuz filmleri, aynı sinema kalitesi ile internet üzerinden sunmak. Evimizde oturduğumuz yerden, cebimizden tek kuruş para harcamadan online film izle sayesinde film izlemenin ayrıcalık olduğunun farkındasınız değil mi? Ev ortamında sinemadaki kalitesinde film seyredebilmek, sinemaseverler için çok güzel bir uygulama.

Sinemaya gittiğimizde film başlamadan evvel nereden bakarsanız bir 10-15 dakika tanıtım filmleri döner, arkasından da film izlemeye başladığımızda tam ortasında bir o kadar zaman yine ara verilir ve biz filmleri hep bölünerek izleriz, ama evimizde online film izle sitelerinin bize sunduğu güzellik ile tek parça ve hızla indirilen filmlerin zevkine doyum olmuyor. Akıcılık, ses ve görüntüdeki kalite de buna eklenince bazen birden fazla film izlemek istiyoruz ve etrafımızda sevdiklerimiz ile birlikte bu keyfi evimizin sıcacık ortamında yaşıyoruz.

Film sitelerinin arşivlerinde bulunan filmlerin sayısı sınırsızdır diyebiliriz. Ayrıca her gün çıkan yeni filmleri de eklemek için kendini güncelleyen bu sitelerden online film izle bize acayip zevk vermekte ve neredeyse bağımlısı yapmaktadır. Elimizin altındaki bilgisayarlardan indirerek izlemek istediğimiz bütün filmleri hiç masrafsız seyredebilmek, sadece film siteleri ile gerçekleşir.

25 Ocak 2013 Cuma

Sağlık yatırımında özel sektöre büyük kolaylık



Sağlık Bakanlığı'nca Kamu Özel İşbirliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmeye başlandı.
Alt Komisyonda bazı değişiklikler yapılarak, Plan ve Bütçe Komisyonu'na gönderilen tasarıya göre, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları, ön fizibilite raporu, temel standartlar ile ihale dokümanı ve sözleşme hükümleri çerçevesinde, Maliye Bakanlığı'nca yüklenici lehine bedelsiz olarak tesis edilecek bağımsız ve sürekli nitelikteki üst hakkı sözleşmesinde belirtilen şartlarla Hazine'nin özel mülkiyetindeki taşınmazlar üzerinde, sözleşmede belirlenecek bedel karşılığında tesis yaptırabilecek.
Hastane yerleşkeleri, sağlık tesisi ve ticari hizmet alanlarından oluşacak.
Yapım işlerine ilişkin ön fizibilite raporu ve projeyle ilgili diğer belgeler Bakanın imzasıyla Yüksek Planlama Kurulu'nun onayına sunulacak. Yapım işlerinin ihalesi, Yüksek Planlama Kurulu'ndan yapım kararı alındıktan sonra gerçekleştirilecek.
Bakanlık ve bağlı kuruluşları, öngörülecek proje ve belirlenecek esaslar doğrultusunda kullanımlarında bulunan tesislerin yenilenmesi işlerini, tesislerdeki belli hizmetlerin sunulması veya hizmet alanlarının işletilmesi veya bedelinin ödenmesi karşılığında yaptırabilecek.
Düzenleme çerçevesinde yapılacak işlere yönelik araştırma, geliştirme, proje, danışmanlık ve benzeri hizmetler, tasarıda yer alan ihale usulleriyle temin edilebilecek.
-İhalele ilkeleri-
İhalelerde saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenilirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini ve kaynakların verimli kullanılmasını, ihtiyaçların uygun şartlarda ve zamanında karşılanmasını sağlamak esas olacak.
Her proje için, ihale iş ve işlemlerinde kullanılmak üzere, ön proje, ön fizibilite raporu, fizibilite raporu, temel standartlar dokümanı ve ihale dokümanı hazırlanacak. İhalelerde, proje bazında işin niteliğine göre en az maliyetle en yüksek fayda sağlayan teklif, ekonomik açıdan en avantajlı teklif kabul edilecek.
Tasarı kapsamındaki tesislerin yenileme veya yapım işlerinde açık ihale usulü, belli istekliler arasında ihale usulü veya pazarlık usullerinden biri uygulanabilecek.
Açık veya belli istekliler arasında yapılan ihale sonucunda teklif çıkmaması, doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen olayların ortaya çıkması sebebiyle ivedi ihale zorunluluğu, işin özgün nitelikte ve karmaşık olması nedeniyle teknik ve mali özelliklerinin belirlenememesi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde belirlenen ve yaklaşık maliyeti 50 bin liraya kadar olan mamul, malzeme veya hizmet alımının 6 katına kadar olan işlerde pazarlık usulüyle ihale yapılabilecek.
İdare, teklif edilen fiyatı fizibilitesine uygun bulmazsa ihaleyi iptal edebilecek. İhalenin iptalinden dolayı isteklilere karşı idarenin herhangi bir sorumluluğu doğmayacak.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre ihalelere katılamayacak olanlar, bu düzenleme kapsamındaki ihalelere de katılamayacak.
-Kamu 49 yıllığına kiralayacak-
Sözleşme özel hukuk hükümlerine tabi olacak ve süresi, tesisin özelliklerine ve fizibilite raporuna bağlı olarak 49 yılı geçmemek üzere idarece belirlenecek.
Tesisin ve ticari hizmet alanlarının yapım işlerinin projelendirilmesinden ve finansmanının sağlanmasından, yapımından, bakım ve onarımından, yükleniciye bırakılan hizmetlerin yerine getirilmesiyle ticari hizmet alanlarının işletilmesinden, sözleşme süresi sonunda yerleşkenin her türlü borç ve taahhütten ari, bakımlı, çalışır ve kullanılabilir durumda bakanlığa devredilmesinden yüklenici sorumlu olacak.
İdare, yüklenicinin sözleşme kapsamına giren faaliyetlerini bütün aşamalarda denetleyecek ya da denetletecek.
Yüklenici, sözleşmeden doğan tüm hak ve vecibelerini, aynı şartlarla ve bu düzenlemede belirtilen şartları haiz başka gerçek veya özel hukuk tüzel kişisine idarenin onayıyla devredebilecek. Bu şekilde devir halinde diğer sözleşmeler de devralan gerçek veya özel hukuk tüzel kişisine devredilmiş sayılacak. İdarenin teşkilat ve görevlerinde değişiklik olması halinde de sözleşmeler ilgili kamu kuruluşuna devredilmiş olacak.
Yapım sözleşmesi imzalandıktan sonra sabit yatırım döneminde yüklenicinin sözleşme kapsamındaki taahhütlerini yerine getirememesi halinde, idarenin noter aracılığıyla yapacağı yazılı ihtarla keyfiyet açıkça belirtilerek, yükleniciye gereğinin yapılması için işin mahiyetine uygun süre verilecek. Süre sonunda taahhüdün yerine getirilmemesi halinde, finans sağlayıcılar idareyle anlaşarak yüklenicinin ortaklık yapısında değişikliğe gitmek suretiyle işin yapılmasını sağlayabilecek. Bunun sağlanamaması halinde, idare tarafından sözleşme feshedilecek.
Yüklenicinin işletme döneminde sözleşme kapsamındaki taahhütlerini yerine getirememesi halinde, sağlık hizmetlerinin sürdürülemez hale gelmesi durumu hariç olmak üzere, idarenin noter aracılığıyla yapacağı yazılı ihtarla keyfiyet açıkça belirtilerek, yükleniciye gereğinin yapılması için işin mahiyetine uygun süre verilecek. Yüklenicinin süre içinde ihtardaki talimata uymaması halinde iş, idare tarafından pazarlık usulüyle yüklenicinin namına yaptırılacak ve yükleniciye ödenecek bedelden mahsup edilecek.
Sağlık hizmetlerinin sürdürülemez hale gelmesi durumunda ise keyfiyet yükleniciye en hızlı vasıtalarla bildirilerek iş, idare tarafından yüklenici namına yaptırılacak. Sağlık hizmetlerinin sürdürülemezliğiyle ilgili hallerin neler olduğu ve bildirim usulleri yönetmelikle belirlenecek.
Yüklenicinin işletme döneminde sözleşmede belirtilen performans puanının altında kalması halinde idare tarafından sözleşme feshedilecek. Bu hallerde de finans sağlayıcıların idare ile anlaşarak yüklenicinin ortaklık yapısında değişikliğe gitme hakkı saklı olacak.
Yenileme, araştırma-geliştirme, danışmanlık ve hizmet alım sözleşmelerinde yüklenicinin sözleşme kapsamındaki taahhütlerini yerine getirememesi halinde, sağlık hizmetlerinin sürdürülemez hale gelmesi durumu hariç, yükleniciye noter aracılığıyla süre verilecek. Yüklenicinin süre içinde ihtardaki talimata uymaması halinde sözleşme feshedilecek. Taahhüdün yerine getirilmemesi dolayısıyla sağlık hizmetlerinin sürdürülemez hale gelmesi durumunda ise sözleşme derhal feshedilecek.
Sözleşmenin feshi halinde, Maliye Bakanlığı'nca Hazine'nin özel mülkiyetindeki taşınmaz üzerinde yüklenici lehine tesis edilen üst hakkı herhangi bir yargı kararı aranmaksızın iptal edilecek ve tapu idaresince resen terkin olunacak.
Taşınmaz üzerindeki tüm yapı ve tesisler sağlam ve işler durumda Hazine'ye intikal edecek. Taşınmaza veya üzerinde bulunan yapı, tesis ve müştemilata yüklenici tarafından zarar verilmesi halinde, zarar bedeli de yükleniciden alınacak.
-Yapım bitmeden ödeme yapılmayacak-
Bedel ve sözleşme süresinin tespitinde; yatırımın maliyeti ve projenin mahiyeti, ekipman ve tıbbi donanımın yüklenici tarafından sağlanıp sağlanmayacağı, yüklenicinin karı, yatırım konusu taşınmaz ve tesisteki hizmetlerin ve ticari hizmet alanlarının işletilmesinin yükleniciye verilip verilmeyeceği hususları dikkate alınacak.
Yapım işinin tamamlanmasından önce hiçbir şekilde bedel ödemesi yapılmayacak. Ancak aşama tamamlamaları ve kısmi hizmete alınma halinde, idare tarafından yapılacak kısmi kabullere ilişkin düzenlemelerin yer aldığı sözleşme hükümleri saklı olacak.
Bedel, bakanlığa veya bağlı kuruluşlara ait döner sermaye bütçesinden veya merkezi yönetim bütçesinden ödenecek.
Yüklenicinin tasarı kapsamında gerçekleştireceği yapım işleri için tahsis edeceği öz kaynak oranı, yatırım dönemi süresince sözleşmede belirtilen dönemsel yatırım tutarının yüzde 20'sinden az olamayacak.
Tasarı kapsamında yatırımlarla ilgili yapılacak iş ve işlemler damga vergisi ve harçlardan muaf olacak.
-Diğer kanunlardaki değişiklikler-
Tasarı, Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'da değişiklik yapıyor. Buna göre, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleriyle özel bütçeli idareler tarafından yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirilmesi planlanan ve tutarı asgari 1 milyar lira olması öngörülen yatırım ve hizmetlere ilişkin uygulama sözleşmeleriyle Sağlık Bakanlığı'nca Kamu Özel İşbirliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması Hakkında Kanun ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre yap-kirala-devret modeliyle gerçekleştirilen ve tutarı asgari 500 milyon lira olan yatırım ve hizmetlere ilişkin sözleşmelerde, sözleşmelerin süresinden önce feshedilerek, tesisin ilgili idareler tarafından devralınması hükmünün bulunması halinde, söz konusu yatırım ve hizmetler için yurtdışından sağlanan finansman ve bu finansmana ilişkin mali yükümlülüklerle varsa finansmanın teminine yönelik türev ürünlerden kaynaklanan yükümlülükler de dahil olmak üzere, Hazine Müsteşarlığı tarafından üstlenilmesine karar vermeye, üstlenime konu mali yükümlülüklerin kapsam, unsur ve ödeme koşullarını belirlemeye ve teyit edilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemeye Bakanlar Kurulu yetkili olacak.
Mali yıl içinde taahhüt edilecek borç üstleniminin limiti, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile belirlenecek. Bakanlar Kurulu, limiti bir katına kadar artırmaya yetkili olacak.
Giderin kaydı için gerekli olan ödenek, Maliye Bakanlığı bütçesinde yer alan yedek ödenek tertibinden karşılanacak.
Müsteşarlık tarafından gerçekleştirilen üstlenim tutarları devlet dış borcu olarak kaydedilecek. Dış borcun tahsisi yapılabilen idareler dışında kalan idarelerin yürüttüğü projelerden kaynaklanan borç üstlenimlerinde, ilgili idare Hazine Müsteşarlığı'na üstlenilen tutarda borçlandırılacak.
Sağlık Bakanlığı'na Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu'na bağlı 2. ve 3. basamak sağlık tesislerinin bağış, faiz ve kira gelirleri ek ödeme dağıtımında kullanılamayacak. Bu birimlerde görevli personele yapılacak ek ödeme toplamı, ilgili birimin cari yıldaki hizmet bedelinden ayrı olarak faturalandırılan ilaç ve her türlü tıbbi sarf malzemesi gelirlerinin yüzde 45'ini, döner sermaye gelirlerinin yüzde 50'sini aşamayacak.
Tasarıyla, 190 sayılı KHK'ya ekli cetvelin Sağlık Bakanlığı, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ve Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü'ne ait bölümlerinde yer alan Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri (SH) Sınıfı'na ait kadrolardan; baştabip, baştabip yardımcısı, eğitim görevlisi, uzman (TUTG), uzman tabip, başasistan ve uzman diş tabibi unvanlı olanların dereceleri (1-7), asistan, tabip, diş tabibi, veteriner hekim, eczacı, psikolog, biyolog, fizyoterapist, sağlık fizikçisi, diyetisyen, çocuk gelişimcisi, iş ve uğraşı terapisti (ergoterapist), perfuzyonist, dil ve konuşma terapisti, antropolog ve sosyal çalışmacı unvanlı olanların dereceleri (1-8), Tıbbi Teknolog unvanlıların dereceleri (1-9), odyolog ve sağlık teknikeri unvanlıların dereceleri (1-10), ebe, hemşire ve sağlık memuru unvanlıların dereceleri (1-12), sağlık teknisyeni, diş protez teknisyeni ve laborantların (3-12) ve hemşire yardımcısı unvanlıların dereceleri (5-12) olarak değiştiriliyor.
Tasarı, Sağlık Bakanlığı ile Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'na yeni kadrolar da veriyor.
Haber Kaynağı: AA

Bir Türk devi daha satış masasında


Hüseyin Bozkurt




Sağlık sektöründe hareketli günler yaşanıyor. Bir taraftan içeride çeşitli sağlık kuruluşları arasında satış görüşmeleri yaşanırken bir taraftan da yabancıların ilgisi devam ediyor. Sektörde yabancıların son dönemde en çok ilgi gösterdiği kurumlardan biri olarak Medicana gösteriliyor, hatta satışın çok yaklaştığına ilişkin yorumlar yapılıyor. Dönem dönem yabancı fonlarla çeşitli görüşmeler yaptıklarını doğrulayan Medicana Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Bozkurt, "ancak son dönemde görüşmeler yavaşladı. Somut bir gelişme yok" dedi.

















Türkiye'de sağlık sektöründe yatırım yapan yabancı sayısı giderek artıyor. Hastane ve yatak sayısı olarak Türkiye'nin en büyük 5 hastane zincirinin dördü halihazırda yabancı ortaklı.
SADECE MEDICANA KALDI
Acıbadem Hastanesi'nin yüzde 75 hissesi Japon ortaklı Malezyalı yatırım fonu Khazanah ve sağlık birimi Integrated Healthcare'e (IHH) ait. Medical Park'ta yüzde 40 hissenin sahibi ABD'li Carlyle Grup. Memorial'ın yüzde 40 hissesinin sahibi İngiliz Argus Capital ve Katar Yatırım Bankası. Alman Hastaneleri'nin sahibi Universal Grubu'nun yüzde 26 hissesinin sahibi de bir Dünya Bankası kuruluşu olan IFC ile uluslararası yatırımcılar ADM Capital ve PGGM konsorsiyumu.
Bu beş büyük hastane zinciri arasında yer alan Medicana Hastaneler Grubu ise şimdilik yüzde 100 Türk sermayeli. Ancak 8 hastaneye ve 1170 yatağa sahip bu grup da bir süredir yabancı fonlarla dirsek temasında bulunuyor.

GÖRÜŞÜYORUZ AMA SOMUT BİR ŞEY YOK
Sağlık sektöründe son dönemde çok konuşulan bu konu ile ilgili iddiaları yanıtlayanMedicana Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Bozkurt, son 4-5 yıldır dönem dönem yabancı yatırımcılarla görüşmeler yaptıklarını ve sektörde bu ortaklık görüşmelerini ilk yapan firmalardan olduklarını söyledi. Ancak söylenenlerin aksine son bir yıldır fazla aktif olmadıklarını söyleyen Bozkurt, "Şimdilik somut bir şey yok. Arada bazı firmalar geliyor ama genellikle görüş alışverişi şeklinde oluyor" şeklinde konuştu.
Öte yandan Medicana adına satış görüşmelerini yürüten Daruma Corporate Finance'tan alınan bilgiye göre de hastane için çok sayıda ciddi teklif ve görüşme olmasına rağmen sonuca ulaşmış somut bir anlaşma henüz gerçekleşmedi.
AL DİYEN DE VAR SAT DİYEN DE
Sektördeki büyük firmalar arasında yabancı ortak almayan ender firmalardan birisi olduğunu kaydeden Bozkurt, şunları söyledi:
"Bizi al diyen de var, ortak olmak isteyen de. Ama satmış olmak için laf olsun diye hisse satmayız. Sonuçta kendi ayakları üzerinde durabilen bir grubuz. Bizi uluslararası arenada büyütecek ve yabancı hasta turizmine katkıda bulunabilecek bir grupla ortaklığa gidebiliriz. "
Sağlık sektöründe Türkiye'ye gösterilen ilginin en önemli nedenlerinden birinin Türkiye'nin lokasyonu ve hastanelerin donanımları olduğunu anlatan Bozkurt, "Son 10 yılda Türkiye'de dev zincirler oluştu. ABD'ye de koysan takır takır çalışacak hastaneler bunlar. Üstelik Türkiye'deki tedavi ücretleri Avrupa'ya ve ABD'ye göre çok düşük. Bu durum Türkiye'yi sağlık turizmi açısından çok cazip bir hale getiriyor. Yabancılar da Türkiye'nin bu anlamda bir merkez olacağı öngörüsüyle büyük ilgi gösteriyor" diye konuştu.

GURBETÇİ TÜRKLER SEKTÖR İÇİN BÜYÜK POTANSİYEL
Bozkurt, sağlık sektörü açısından yurtdışında yaşanan Türklerin büyük bir potansiyel oluşturduğunu ancak bunun bir türlü harekete geçirilemediğini belirterek, "Aslında hükümetin konrtrolünde gurbetçi Türklerin bulunduğu ülkelerle anlaşma yapılabilir. Çünkü hem oradaki Türkler burada daha ucuz, daha çabuk ve daha rahat bir tedavi imkanına kavuşur hem de o ülkelerin üzerindeki mali yük hafifler. Bence bir an önce bu potansiyel değerlendirilmeli. Milyarlarca dolar gelir elde edilebilir" dedi.
"KÜÇÜK YAPILARA DA İLGİ VAR"
Sağlık sektöründe yatırım aşamasındaki bazı yabancıların danışmanlığını yürüten Medicalpark ve Universal’in eski CEO’su Mahir Turan, sektöre olan ilginin sadece hastaneler ve büyük gruplardan ibaret olmadığını söyledi.
Türkiye’de sağlık sektöründe mevzuatların iyice yerleşmesi ve şeffaflığın artması ile yabancılar açısından cazibesinin arttığına dikkat çeken Turan, "Önceki yıllarda gerçekleşen yatırımlar genellikle büyük gruplara yapıldı diye bunu bir kuralmış gibi anlamamak lazım. Ölçek tabi ki çok önemli fakat beraberinde verimlilik, büyüme potansiyeli, bu büyümeyi gerçekleştirecek yönetim, bu yönetimin tecrübesi, vizyonu gibi kriterler varsa bir anlam ifade ediyor. Yatırımcı bu kriterleri samimi şekilde ortaya koyabilen her yere ilgi duyar. Bu konuda bence artık daha avantajlı bir dönemdeyiz, çünkü şu ana kadar gerçekleşen yatırımlardan dünya çapında önemli başarı hikâyeleri doğdu, çeşitli ortaklık modelleri test edildi, iyi giden ve kötü giden yatırımlardan gelen bir tecrübe oluştu" dedi.
10 YILDA 100 MİLYAR DOLAR
Yerleşik ekonomilerin artık yatırımcının yüzünü güldürmediğini ve kâr marjlarının giderek daraldığına işaret eden Turan, şöyle devam etti:
"Oralarda artık daralan marjları da bıraktılar, “küçülmesin yeter” diyorlar. Artık ne varsa bizim gibi gelişen ekonomilerde var. Önceden istikrar, ölçek ve vizyon eksikti, şimdi onlar da var. Bugün Türkiye’de toplam sağlık harcamaları 60 milyar dolar civarında ve 2023 projeksiyonunda bu rakamı 160 milyar dolar olarak görüyoruz. Bu büyümeyi dünyanın neresinde güvenli ve ispatlanabilir şekilde ortaya koyarsanız koyun, yatırımcı oraya gider."
Daha küçük ölçekli gruplar ve hastanelerin de artık gidişatı gördüğünü kaydeden Turan, "İlle de bir yabancı yatırımcı için olmasa da, gelecekte var olabilmek için sistemlerini gözden geçirmek zorunda olduklarını biliyorlar. Bunlar arasında yönetim modellerini, mali yapılarını, büyüme hedeflerini gerçekçi şekilde masaya yatıranlar ve yeni sermaye girişiyle neler yapabileceklerini planlamış olanlar var. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde daha küçük ölçeklerde de yabancı yatırımcılar göreceğiz. Bunlar farklı hastanelerin bir araya gelmesinden oluşabilecek yeni gruplar olabileceği gibi, kendi içinde büyüyen hastaneler veya gruplar şeklinde de olabilir. Belirli aşamaya gelmiş örnekler var, süren görüşmeler var ancak bunların ete kemiğe bürünmesi biraz daha zaman istiyor" diye konuştu.(HÜRRİYET)